|
 |
citlenbik | kadın |
Çanakkale | 2006-03-24 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Bugün öğlen bir iş için Bakırköy'e gitmiştim. Yağmur yavaş yavaş etkisini kaybediyordu.
Bir teyze gördüm elimde şemsiye ile gideceği yere gidiyor ama teyzenin şemsiye rüzgardan kilitinden kurtulmuş ve nerdeyse kapanmış halde. Tabi yağmurda yağmıyor. Teyzeyi 5dk takip ettim, olayın farkına varamadı, öyle şemsiye kapalı halde yürüdü, eli havada...:)) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
senarist | erkek |
Hatay | 2006-03-13 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Arkadaşlar evde oturuyorum. Birden annem bağırdı tv bozuldu diye gittim yanına ne oldu dedim. O da bana tv bozulduğunu çekmedigini tv tamircisi çağırmamızın gerektigini söyledi. İşte o anda ne olduysa oldu ve engel olamadığım erkeklik duygularım çoştu birden ben yaparım dedim anneme. Annem hadi ordan sen ne anlarsın dedi. Bende onu tek elimle kenara ittim ve izle dedim. Kumandayla uğraştım felan ayarlara baktım olmuyor. Tabi annem gülüyor bana. Sonra çatıdaki anten aklıma geldi birden bire. Anneme döndüm dedim herhalde anten rüzgardan döndü bir düzelteyim dedim. Annem hayır dedi çok rüzgar var çıkma çatıya hem daha antende yeni baban aldı dedi ama ben dinlemedim tabi bu tv yapacaktım illlada. Çatıya çıktım bizim bina 10 katlı bizim antende çatıda uçda güneş enerjisinin üstünde. Şimdi geri dönsek bütün karizma dağılacagından dolayı ben cesaretimi topladım vee güneş enerjisinin üstüne çıktım arkadaşlar. Önce antene baktım birşey yok ama dur dedim bir yerini degiştireyim. Ama çatıda bu arada feci bir rüzgar var. 2 vidayı söktüm birtane yukarıda kaldı yetişemiyorum oraya zıpladım felan zorla biraz gevşettim birden zıplarken rüzgardan dengem bozuldu. Tam aşşağıya düşecekken anten kaplosuyla kendimi diğer tarafa attım. Bu arada benim gücünle antem yerinden çıktı ve bir uçurtma gibi gözlerimin önünden kayboldu ve aşşağıya uçtu uçarkende boşta kalan kablosu uç daki kremitlere deydi ve aşşagıya 3 adet kremit düştü.aşşagıdan çok kötü bir ses geldi.bir baktım bizim halil(ayı gibi heriftir bu arada halil abi bir vurdugu 2 ay ayaga kalkamaz) abinin 2002 model astra sının ön tamponu felan perişan halde.
Aha dedim ali dakikaların sayılı yedin b... bu sefer dedim. O sırada aşşagıya bir baktım halil abi ve 2 adam koşa koşa yukarı geliyor. Dedim yukarıdan düşmüş numarası yapayım. Belki acırlar sakat bırakmazlar beni diye düşündüm. İşte bunlar yukarı geldi. Bana bağırdı çağırdı felan allah cezanı vermiş zaten dedi sana ne yapayım baksana yerdesin dedi. Bende saol abi felan dedim işte bunlar aşşagıya arabaya bakıyorlardı. Dedim ben aradan tüyeyim. Birden ayağa kalktım ve yüz üstü yere yapıştım. Ayaklarım anten kablolarına iyice karışmış ben şaşkınlıktan görmedim. Halil abi döndü bana baktı bu eşşek gibi bir şeyi yok dedi. Hemde kaçmaya çalışyor birde dedi. Sonra beni ayağa kaldırdı 2 adam baktım bunlar beni dövecek. Halila abi tam vuracaktı komşular yetişti valla yoksa tek gidiş biletim kesiliyordu valla. Arkadaşlar size bir tavsiye her işin bir profesyoneli var onlara bırakın onlar yapsın bilmediginiz işlere karışmayın. Ha bu arada ben kurtuldum zannettemeyin yarından itibaren babamın ceza usulü olan site bahçesini 1 hafta temizleyecem yani anlayacagınız ne karizma kalacak ne de bir şey b... yedim ben.... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
senarist | erkek |
Hatay | 2006-03-13 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Evet annem annanemin hastalanması sonucu ona bakmak için yanına gitti. Orada 1 gün kalacaktı tabi babamla bir gün evde yalnızdık. Bekarlık sultanlık
olacaktı. İşte bir günümüz :)
Sabah babam 6 da uyandırdı beni daha kargalar b... yemeden fırına ekmek almaya yolladı. Fırına gittigimde fırıncının göz çapakları daha duruyordu.
-ekmek varmı usta
-saat kaç
-6:05 abi
-oğlum manyakmısınız bu saatte ne ekmeyi bekle yada 40 dk sonra gel
-neyse 40 dk sonra görüşürüz
Fırından çıkıp eve gittim babam bari oğlum çayı demleyelim sofrayı kuralım dedi. Bende annem var gibi o rahatlıkla:
-sen kur baba hazır olunca ben çağır
-it oğlu it gel lan buraya birlikte hazırlayacaz
-sen çayı demle hadi
-tamam ya üfffffff bu arada çay nerde baba ( sanki kaşıkçı elması annem allah bilir nereye koydu)
-oğlum nasıl adamsın ya insan evinde çayın yerini bilmezmi
-bulamadım baba
-çekil kenara çekil becereksiz aha dolapda olması gerek
Babam dolaba ve mutfağın her yerine baktı sonuç çayı bulamadık. Yapılacak iş çok basit babamın ağzından dökülen laflar.
-yuh be bu kadın çayı nereye sakladı ya
-arayıp soralım baba
-oğlum salakmısın rezil oluruz bi çayı bulamadık diye
-ne yapacaz çay içmeyecez mi
-cebimden git para al sayılı ha 10 milyondan fazla alma
-tamam baba bana olan güvenin gözlerimi yaşarttı
-sus hemen çayı al gel su kaynadı
Ben işte dışarı çıktım acele adımlarla önce ekmekleri sonra çayı alıp geldim çay demlendi sabah mönümüz babamın spesyeli: tavayla aynı renk bir
yumurta, demsiz çay,kömürleşmiş 2 adet tost, yamuk yumuk dogranıp suyu çıkmış domates parçaları.
Neyse yemekleri yedik sıra sofrayı toplamaya geldi babamdan tık yok yerinde gayet sakin nasıl olsa pazar günü.Bende çaktırmadan sofradan kaçmak
istiyorum. Yoksa sofra bana kalacak babam durumu fark etti
-ali nereye kaçıyon sofrayı toplayacaz daha
-tamam baba ben toplayım sen yıka
-hadi kıvırma sen yıkayacan
Neyse ben bulaşıkları yıkarken babamda sofrayı topluyordu. sonra birden:
-baba bu tava temizlenmiyor iyice yakmışsın sen bunu
-yok oğlum şöyle oluyor teflon tava yapışmaz dedik nasıl yapıştı üretim hatası
-yani tavayı yapanlar suçlu diyorsun
-evet öyle hayrola çıkaramadın yapışanları ver bana beceriksiz herif
Babam tavayı aldı kaşıkla kazıdı evet yapışanlar gitmişti ama tava artık teflon değildi:) babamın görüşleri
-ali al bu tavayı imha et annen görmesin laf eder
-tamam baba ne yapayım
-git aşşğıya büyük çöpe at
Kahvaltı faturamız:) 1 adet tefal tava 2 adet su bardagı ve 1 adet tabak helak ve ziyan olmuştur:)
Neyse etrafı topladık öğlen oldu öğleden sonraya doğru
-baba ben acıktım ya
-bende oğlum ne yesek
-hazır yaptıralım baba
-olmaz yaptırmam içlerine ne koydukları belli değil dönerlerin
-aç mı kalacaz baba
-dur ben makarna yaparım sende salata yap
-baba sen makarna yapmayı biliyormusun
-ne var bunda dünyanın en kolay yemeği
evet bakın bu dünyanın en kolay yemeği bize nelere patladı
1-önce tencere taştı etraf battı
2-tencerenz fazla suyun döktük bu sefer maç izlerken makarna dimine tuttu
3-salata yaparken bendeniz masa örtüsünü kesti ( masa örtüsü ceyizlikten kalmaydı)
sonuç : 1.5 kişilik 2 adet acılı döner sipariş edildi :)
Akşam olmuştu bile gün nasıl geçtigini bilemedik mutfak temizliyorduk. Annemin gelmesine az kalmıştı ve babamın aklına gene bir fikir geldi
-ali annen şimdi aç ve yorgun gelir
-haklısın baba
-bence mantı yapalım
-baba ne mantısı ya
-oğlum hazır mantılardan
-yapabilirmiyiz sence
-yok daha neler tabi yaparız sadece haşlıyacaz yoğurtlayacaz
evet akşam annem geldiginde kahvaltılık yedik yaptığımız mantı çiğ olduğundan dolayı döküldü.
-annem: eee ben yokken neler yaptınız baba oğul
-babam: ne olsun hanım oturduk tembellik yaptık.
-aç bırakmasaydın çocugu bilal
-olur mu ya biz kimseye muhtaç olmadan ali ile yaşıyabiliyormuşuz dimi ali
-evet ya ne demezsin baba
Günlük sonuç minumun ev eşyası telef edildi mutfakta. Yarın annem gene annanemlere gidiyor anneme burdan sesleniyorum.
ANNE BENİ BABAMLA BIRAKMAAAAAA :)) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
senarist | erkek |
Hatay | 2006-03-13 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Günlerden Pazar aslında evimizin bir köşesinde duran ve hiçde deger vermediğim önüne giysilerimi yuvarlayıp yıkattığım çamaşır makinemizden özür diliyerek yazıma başlıyorum.
Cuma akşamı çamaşır makinesi bozuldugu zaman annemin telaşla bakan gözleri hiç umrumda degildi. Nasıl olsa o makine benim için hiç bir şey ifade etmiyordu. Taaaa ki o uğursuz Pazar sabahına kadar.
Aslında güzel bir güne başlıyorduk. Cumartesi yağan yağmurun ardından içimizi ısıtan, yüreğimize yaşama sevincini iteleyen o ılık sabahta uyandım. Evde kimseler yoktu. Duman grubundan şarkı açıp yavaş yavaş demlenip kendime geliyordum. Hayattan daha ne isteyebilirdim. Kafam rahat, sakinim. Çayımı yudumluyorum güneşin altında. Koridorda müziğin sesini açmaya giderken o usul kendinden emin tüm hurdalıgı ile duran çamaşır makinesine ayağımı vurdum. Aman allahım nasıl bir acıydı o. Sinirle makineyi tekmeleyip sinirimi aldım. Nasıl olsa bozuk ve bir köşede atılmayı bekliyordu.
Saatler öğleni göstermeye başlamıştı. Artık günün akışına kendimi bırakıp zamanın savruldugu hayatımda dersaneye gitmeli sorumluluklarımı yerine getirmeliydim. Neyse bu kadar felsefi açılımlar ve açıklamalar yeter...
En sevdiğim tişörtümü giyip içimi ısıtan güneş altında yürümek tek hedefimdi o an için. Aha tişörtte orda karşımda gel giy beni der gibi bakıyordu. Ama nerden bileyim tişörtün arkasında kocaman bir is lekesinin olduğunu. Aldım tişörtü çamaşır makinesinin önünden geçerken makinenin kapağı açıldı sonuna kadar. Sanki bana gülüyordu ama ona hiçde ihtiyacım yoktu. Yada bana öle geliyordu. Eskiden çamaşır makinesimi vardı canım. Biraz çamaşır tozu birazda sıcak su... iki çitile çamaşırlığa as kurusun bu kadar... Ellerimi kızartana dek tişörütmü 30dk çitiledim. Ama azmim ve cesaretim çamaşır makinesinin esareti altında kalmamı engelleyecekti. Beyazlarımı Mehmet Ali Erbile gösterebilecek derecede temiz hale getirdim. Gururla tişörtümü balkona astım. Arkamı dönmem le tişörtümün ucması bir oldu. Gözlerimin önünde rüzgardan tişörtüm yola doğru yol alıyordu. Hemen aşşağıya indim. O telaşla üstümde minik ayılı pijamamla yola inmişim. İlk başta Orta okullara rezil oldum. Beni karşılamaya gider gibi gruplar halinde Stadyumdaki maça gidiyorlardı. Aralarında aaa ayılı ağabiye bak felan deyip gülüşüyorlardı. O sırada tişörtü bi grup örgencinin yanı sıra motorlu kurye tepeleyi verdi. Sinirlerim Everest te tırmanya başlıyordu. Sinirle tişörtü aldım yerden.
Eve çıkıp tekrar yıkamaya (çitilemeye) başladım. Yıkadım temizledim. Ama bu sefer işimi şansa bırakmadım. Sobanın önünde kurutmaya başladım her şey yolunda gidiyordu. Biraz yakınlaştırmamla beraber tişörtten dumanlar çıktı. Gözümün önünde tişörtüm helak oldu. Tekrar yıkamaya başladım yanık lekesini çıkartmak için. Herhalde 3. yıkamamda çamaşır tozu yerine yer tozu dökmüşüm. Baya beyazladı. Çitiledikce beyaz bir duman çıktı gözlerim yanmaya başladı. Ama sonunda tişörtü temizledigimi düşünerek sudan çıkardım. Leke kalmamıştı. Makinenin yanından geçerken kapağına bi tekme savurdum sinirimi aldım. Hala makine bana güler gibi bakıyordu. Balkona çıktım tam asacam.Tişörtün ön tarafını görmemle dünyam başıma yıkıldı.Ortasında 2 r Yarı çaplı bir delik vardı Beklide 3 r Yarı çaplıda olabilir.
O sırada annem eve geldi. Tişörtü elimde gördü. Oğlum o Tişörtü neden yıkadın zaten sana küçük geliyordu dedi. Kendimi salak gibi hissettim. Ama o Pazar günü bana evimizin en değerli bireyinin gizli kahramanının hiç kendini belli etmeyen insan huzuru ve rahatlığı için mücadele eden çamaşır makineleri olduğunu anladım. Tüm çamaşır makinesi camiasından gereksiz tutumlarım nedeniyle özür diliyorum. Saygılarımla….. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
karınca | kadın |
Ankara | 2006-03-10 |
|
Toplam Oy |
4 |
|
|
|
|
|
Bundan yaklaşık 4 yıl önceydi. Arkadaşlarla Fenerbahçe Ankaragücü maçına gitmiştik. Maçı izlerken Fenerbahçe bir atak geliştirdi ve gol attı. Bütün stad ayağa kalktı ve herkes bağırıyor goooool diye. Benimde dalgınlığıma geldi galiba herkes sustu bu seferde ben gol diye ayağa kalktım. Tabiki benim kalktığımda herkes oturmuştu ve susmuştu. Sonra herkes gol atılalı çok oldu uyuma diye bana gülmeye başladı. Ve tabiki arkadaşlarda durur mu onlar da güldü. Ve çok utanmıştım kıpkırmızı oldum. Sonra oturdum yerime sessizce. Şimdi ne zaman maç seyretsem ve arkadaşlarla konuşsak hala güleriz. O gün gelir aklımıza. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
pufly | erkek |
İzmir | 2006-03-09 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Bundan yaklaşık 1 yıl önce Ankara'da arkadaşlarla arabayla gezerken karşı şeritte dolmuşun birinin ağaca tosladığını gördük. Hemen arabayı kenara park edip kaza yerine gittik tabi bu arada yolun tamamı 8 şeritli olduğu için karşıya geçmemiz 1 dk filan sürdü. Neyse bir şekilde dolmuşun yanına vardığımızda bir anda şok olduk. Çünkü dolmuştan inen kişilerin ağızları burunları kan içinde olmasına rağmen hepside hepside kikir kikir gülüyor. Düşünsenize siz bi kaza yapıyorsunuz ve sonra da gülmeye başlıyorsunuz çok şaşırtıcı değil mi? Neyse işin aslı dolmuş şöförü hareket esnasındayken kapıyı açıp yola tükürmeye kalkışır ve bu arada dengesini kaybederek dolmuştan düşer ::)) Neyse bizde kakara kikiri derken içimizden biri şöför nerde diye sorunca arkadan bir ses 'ulen nasıl düştüm hala anlayamadım' bu arada tekrardan koptuk :::::)))) |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
sleazy | erkek |
Balıkesir | 2006-03-09 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Lise 2 deydik. Arkadaşlarla muzurluk yaparken birini sınıfta kovalamaya başladım. Yakalamak için tam zıpladığım anda kafam büyük bir gürültüyle kapıya çarptı ve ben olduğum yere düştüm. Kafam yarılmıştı ve dikiş attırılması gerekiyordu. Hemen toparlanıp hızlıca alt kata indik. Önce tuvalete girdim ve tam ordan çıkarken arkadan bana biri seslemiş. Ben duymamışım ve arkamda duran hocamda bana seslenmiş. (-miş li anlatıyorum çünkü olayları hatırlamıyorum. sonradan arkadaşlar bana anlattılar olayı.)
- Müdür bey seni çağırıyor evladım
ben arkamı döndüğümde kapısından çıkıp bana bakan müdür bana doğru seslenerek
- Gel bakiim buraya.
demiş ben ise arkadaşlarımla arkamdaki hocaya dönerek
- Ben ne gelicem be o gelsin benim ayağıma! zaten başım ağrıyor
demişim. Ordan doğruca hastahaneye sonrada müdürün odasına. Adam tasdiknameni hazırlatıcam diyor. İyi ki doktor kafama 6 dikiş atmış ki müdür beni zorda olsa affetti. Yoksa başka okullarda olucaktım şimdi. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
ferre | kadın |
İstanbul | 2006-03-09 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Ben bayanım fakat doğum kağıdına nasıl oldu bilinmez erkek olarak gecmişler bundan benim haberim yoktu ta ki her türk genci gibi askerlik yaşıma gelinceye kadar asker kaçağı olarak kaç defa evime telefonlar geldi neyse mahkeme falan derken hal ettik adliyeden çıkıyorum peşime bi polis takıldı. Durdum buyrun memur bey dedim ne dese beğenirsiniz 'beyfendi askeriyeden aranıyosunuz haberiniz var mı?, pardon hanımefendi' akabinden abuk bir sessizlik. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
karacoğlan | erkek |
Bursa | 2006-03-09 |
|
Toplam Oy |
0 |
|
|
|
|
|
Elektrik üretimi yapan bir şirkette çalışıyorum. Her yıl belirli zamanlarda yangın tatbikatı yapılır. Üretimimiz doğal gaz kullanılarak yapıldığından bu tatbikatlara önem gösterilir. İşte yine son derece mükemmel gecen bir tatbikat daha.. İtfaiyeden gelip bize tatbikat yaptıran görevli yine değişmemiş. Neyse gerekli konular toplantı odasında anlatıldıktan sonra sıra geldi uygulamalara. Ateşler yakıldı söndürüldü falan işte. En canalıcı nokta burası. İşte yaralı veya gaz odasında kalmış baygın haldeki kişiyi kurtarma ve tahliye. Görevli itfaiyeci alışık olduğumuz sorusunu sordu. "gönüllü arkadaş var mı?" tabi bizde tık yok. Peki arkadaşım sen şu gaz odasına gir ve baygın numarası yap biz seni kurtaracaz dedi meydancı arkadaşımıza. Biz koptuk yerlerdeyiz iptal vaziyette neden mi gecen senede o seçilmişti odaya girdi yere yattı numaradan baygın hale geçti kapıyı kapattık. Sonra itfaiyeci başladı yapacaklarımızı anlatmaya tam 45 dk sürdü normalde odada 10 dk dan fazla kalınması tehlikeli. Yani bir kac dakika daha uzasa muhabbet ve bizim aklımıza gelmese adamcağız mefta. bu kez ne dese beğenirsiniz olmaz ben girmem o odaya anamı si.........z girmem :D tabi biz gene iptal |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
kartop | erkek |
Ankara | 2006-03-08 |
|
|
|
|
|
Bir gün kuzenimle İstanbul'da gezerken Ortaköy'e gitmek için otobüse binmiştik.Otobüsteki muavine parasını vermek istediğimde akpil geçiyor para değil dedi. Ben de yabancı olduğumu ve akpilimin olmadığını söyledim. Muavin problem değil bizde var dedi. Ben de paranızı versem banada basarmısınız dedim. O da büyük bir zevkle tabiki neden olmasın dedi. Ve söylediğim sözün farkına vardım ama artık çok geçti otobüsteki herkes bende dahil gülmeye başladım. Ve kıpkırmızı oldum. Ne zaman otobüse binsem aklıma gelir İstanbul anım. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|