Ana Sayfam YapSık Kullanılanlara EkleÜyelik Başvurusu YapŞifremi UnuttumKurallar
Sn. Ziyaretçi Hoş Geldiniz.
billur
köstebek
timsah
nomeames
taylan
%95
%2
%1
%1
%0
3989 Oy
103 Oy
60 Oy
23 Oy
19 Oy
Cem YILMAZ
Ata DEMİREL
Beyazıt ÖZTÜRK
Şahan GÖKBAKAR
En Başarılı Komedyen Sizce Kim?
Kasım 2006, Kontör Kazanan Üyelerimizi Görmek İçin TIKLAYIN!
Aralık 2006 Yarışmamız 5 Aralıkta Başlayacaktır. Bknz. Kurallar!
alekhin | erkek | İstanbul | 2006-02-11 Toplam Oy | 0
alıntıdır.... filmde amerikalı askerlerin konteynırı taradığı sahneden sonra biri dayanamarak ayağa kalkar ve "polat da bu adamı öldürmezse ben bir daha kurtlar vadisi falan izlemem"...
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
alekhin | erkek | İstanbul | 2006-02-11 Toplam Oy | 0
Lisedeyiz.. alman hoca'nın dersi var... yan sınıftan arkadaş nöbetçi öğrenci kartı alarak sınıfa girer... alman hocaya almanca, bir duyuru yapması gerektiğini söyler.. hoca da görevli kartı olduğu için izin verir... arkadaşımız bize dönerek türkçe şunları söyler : "herkesin tuttuğu kendine, bırakan i..e".. hocanın anlamsız bakışları arasında arkadaşımız sınıfı terk eder.. herkes yerlerdedir... :)
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
ozzy | erkek | İstanbul | 2006-02-11 Toplam Oy | 0
Geçen hafta arkadaşlarla Kurlar Vadisi Vrak'a gittik. Heyecanla izliyoruz: daha filmin ilk başları,Hani polat la o .... kelin harilton otelde konuştukları bölümlerdeyken- tabi herkes çok gergin - amerikalı diyo ya 'Sen ne yaptığının farkında mısın?' Polatta yapıştırıyor cevabı 'Sen üstünde oturduğun belanın farkında mısın?' Srkadaşta kendini tutamadı kalktı ayağa 'Gördün mü ananın a*ını' diye haykırdı. Bu arada salon koptu tabi. Sonra arkadaş hiç bişey olmamış gibi oturdu yerine izlemeye devam etti.........
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
marksman | erkek | İzmir | 2006-02-10 Toplam Oy | 0
Olay DEU da bir final sonrası gerçekleşti. Arkadaşım F.D. ile bir dersin finalinden çıktık. Final haliyle b.. gibi geçti. Otobüs durağına doğru gidiyoruz. Hava alacakaranlık. Otobüs durağına geldik. Arkadaşım F.D. karşımızda duran bir kızın kitaplarına bakmaya başladı. O anda kız arkadaşıma bakarak :

‘ Ne bakıyon !! B... mu var ? ’ dedi.

Arkadaş zaten sinirliydi. O da ona :

‘ B.. yok. ..... var, veriyim mi !! ’ dedi. Kız sapık diyerek oradan uzaklaştı.

Ben o anda koptum zaten...
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
marksman | erkek | İzmir | 2006-02-10 Toplam Oy | 0
Lisede munzurluklar bitmez. Cahilliğin alası yapılır bu devirde. 3 arkadaş önümüzde kızların bulunduğu bir sıraya oturmuştuk. Arkadaşlardan birisi küçük bir ayna çıkardı. Yuvarlak bir şeydi. Daha sonra onu ayakkabısının üstüne koyarak ayağını sıranın altından kızların bacaklarının olduğu yere doğru ilerletmeye başladı. Bu arada dersteyiz. Yaptığımız çok tehlikeliydi ve ayıp bir şeydi aslında :) Neyse ayağını ilerletmeye başladıktan 5 saniye sonra küçük ayna ŞANGUR-ŞUNGUR yere düştü. Sınıf bir anda pür dikkat bize bakmaya başladı. Hoca ne olduğunu anlamamıştı. Bizde hiçbir şey olmamış gibi sağa sola bakınmaya başladık. 3-4 saniyelik bu bakışmanın ardından hoca tekrar derse döndü. Çünkü o da bizim sırada ne olduğunu anlamamıştı :)
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
nerdogan | kadın | Bursa | 2006-02-08 Toplam Oy | 0
Cerrahınızın Zor Anları : Nostalji 1

Herkesin hayatı boyunca kırdığı potlar, yaptığı yersiz hareketler olmuştur.

Bir çok insan da bunun doğal olduğunu, herkesin hata yapabileceğini düşünür.

Ama cerrahlar asla hata yapmaz, yapamaz, yapmamalı!...

Önce nasıl yetişiriz, saksıda mı, bahçede mi, ne yer ne içeriz, nasıl bir türüz onu anlatayım, diğer yazılarda da serüvenlerimi anlatacağım.

Öğrencilik yıllarını da sayarsak yirmiiki yıldır ameliyathanede yaşayan, akvaryumdaki bir balık nasıl kendini doğal ortamında sanırsa kendini o hengamenin içinde o kadar rahat hisseden cerrahınız ve tarif yazarınız ne badireler atlattığını ve bugünlere nasıl gelebildiğini(!) anlatmak istiyor.

İster güler, ister düşünürsünüz, size kalmış.



Herşeye ilk baştan, yani cerrah olmaya karar verdiğim günden başlamalıyım.

1983 yılı, aylardan Mayıs, tıfıl bir üçüncü sınıf öğrencisi iken ameliyathane ortamını ve yakışıklı olduğunu söylediği bir asistanı görmeye giden bir arkadaşın peşine takılıp İstanbul Tıp Fakültesi Cerrahi binasının yaklaşık yüzyıllık tesislerine gittim.

Ameliyathane denen yer yüksek kapılı, boyalı camları olan, içerden yoğun bir buhar ve antiseptik kokusunun yayıldığı kasvetli bir yerdi.

İlk izlenimleri daha sindirememişken ayakkabıları çıkartıp özel terliklerden giymek gerektiğini öğrendim,
daha doğrusu, palabıyıklı, yeşiller giymiş, kafasında ameliyat takkesi olan bir personel gelip bağırarak bizi yola getirdi.

Üstüste ve alt alta atılmış sabolardan teklerini bulabildiklerimizi giydik, tam girecekken adam yine haykırarak yeşil giymemizi söyledi. Yeşil de ne ki falan derken başkasının çıkartığı alt üst keten takımları önümüze attı, mecburen giydik.

Üstü çok dar, altı çok bol ve uzun kıyafetlerle hiç olmadığımız kadar şıktık.

O zamanlar henüz Cerrahi Monoblok yeni yapılıyordu, o yüzden bina çok köhneydi.

Korka korka ilerledik ve kendimiz bol lavabolu, fayanslı bir salonda bulduk.

Ortalıkta bir sessizlik hakimdi, biz de korkup, fısıltıyla konuşmak zorunda kaldık.

Lavaboların önünde bir iki tane kıllı cerrah sabunlanıyordu, bir de baktık, biz de halen eksikler var. Hemen kapıya döndük, maske ve bone takıp geldik. Bu kamuflajları takınca tanınmayacağımızı sandık ama çok kısa süre sonra öğrendim, esas böyle göze batıyormuşuz.

Yıkanma salonuna açılan kapılar Teksas barları usulü iki yönlüydü. Sonradan bunun ameliyat sedyelerini daha rahat çıkarabilmek için olduğunu öğrendim.

İşte bu kanatlı kapılardan birinden içeri girelim dedik ve çatık kaşlı bir personel ( sadece göz ve kaşları görünüyordu ) ve bizi tersleyen bir hemşireyle karşılaştık. Kadın ciyakladı" Yeşillere dokunmayın! " Yahu biraz evvel yeşil giyin dediniz, giydik, şimdi tam aynı rengi almışken niye bizi dışlıyorsunuz dememize kalmadı, hastanın başına üşüşmüş ameliyat eden cerrah sürüsünden ses geldi. " Merhaba kızlar "

Birden irkildim. Tanrım bu yaratıklar bizi farketti, hadi kaçalım diyeceğim, arkadaşım çok mutlu bir şekilde gülümsüyordu (herhalde).

Odanın ambiyansı beni açmadı, başka bir odaya gitmek istiyorum, bizimki gitmiyor, anladım ki ilgilendiği ameliyat orada, onu eğitimiyle başbaşa bırakıp ortamdan kaçtım. Ama labirentteki fare gibi yine aynı salona çıktım.

Göğsümde bir sıkıntı ile ne yapacağını bilemez halde ortalıkta gezinirken kanatlardan biri açıldı. İçerden üzerindeki "ah,of " eden hastayı taşıyan gacırtılı bir sedye, yanında itekleyen personel, arkasında da üstü başı kanlı iki adam çıktı.

Hafiften kafayı yemiş bir şekilde sedyenin arkasından dışarıya seyirtiyordum ki, biri bana seslendi. " Hey, işin var mı? "

Döndüm ki, uzun buylu gözlüklü ve kel olduğunu sonradan anladığım bir abi bana sesleniyor. Konuşması biraz daha yumuşaktı, böylece ben de kendisini yanıtlama cesaretini kendimde buldum.

Kırık - dökük bir sesle " Ameliyat seyretmeye gelmiştim, şimdi gidiyorum " demeye kalmadı, " adama ihtiyaç var, ameliyata girer misin ? " dedi. Utanmasam sağıma soluma bakıp duymazlıktan geleceğim ama bu cerrah benimle konuşuyor???

Yaradana sığınıp " Peki " dedim.

İlk kez yıkanıp, steril yeşillerden giydim ve üç saat boyunca elime verilen ekartörleri çektim.

Arkadaşım beni aramış ama bulamayınca gittiğimi sanıp çıkmış.

Halbuki Genel Cerrahi Ananbilim Dalı 2.Cerrahi Kliniği ameliyathanesindeydim ve yeni bir hayata başlamak üzereydim.

Bundan sonra olanlar yeni bir yazı konusu olacak.

Konuyu ciddiye aldığımı gören cerrahların daha önceki çıtır çerez muamelesi nasıl değişti, nelerle karşılaştım onları anlatacağım.

Diyeceğim o ki, cerrah olmak, hele ki bayanından olmak çok zor. Sürçü lisan olursa affola..

Sevgiyle kalın.

Op.Dr.Nilgün Erdoğan
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
sehoracing | erkek | İstanbul | 2006-02-05
Adamın biri yeni ulaştığı otele kaydını yaptırır. Odasına girdiğinde
masada bir bilgisayar görür ve karısına e-mail atmaya
karar verir. Fakat yazdığı mesajı farkında olmadan yanlış bir adrese
gönderir....
tam bu sırada farklı bir yerde kadın, kocasının cenaze töreninden evine yeni dönmüştür ve bilgisayarındaki maili görür,arkadaşlarından geldiğini düşündüğü maili okuyunca olduğu yere yığılıp kalır. Odaya giren annesi yerde yatan kızını ve ekrandaki mesajı görür.
Kime : Sevgili karıma
Konu : Yeni ulaştım.
Tarih : 16 Mayıs 2004
Benden haber aldığına şaşıracağından eminim. Burada bilgisayar var ve sevdiklerimize e-mail gönderebiliyoruz. Buraya yeni ulaştım ve kaydımı yaptırdım. Herşey yarın senin buraya geleceğini düşünülerek hazırlanmış. Seninle buluşmayı dört gözle bekliyorum. Umarım benim gibi sorunsuz bir yolculuk geçirirsin.

Not : Burası çok sıcak. :)))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Ödüllü
dumlu | erkek | Van | 2006-02-01
Kalp ameliyatı oldum.
4 ay rapor aldım ve bu 4 ayın sonunda rapor paramı almak için fatih ssk'ya
gittim.
Klasik bir şekilde eksik evrakları parti parti söyledikleri için 3 gün uğraştım
ve büyük gün geldi. Param hesaplanıyor. Bankodayım sorular geldi.
- hastanede yattın mı?
- herhalde abi dedim henüz evlerde kalp ameliyati yapamıyorlarmış.
Hiç yorum yapmadi 2. soruya geçti.
- Çıktın mı peki?? ve ben dumur..
- hayır hala akşamları işten sonra yatmaya hastaneye gidiyorum..
ve kafami duvarlara vuracak soru geldi. espri bile anlamaktan aciz bu
adam sordu:
- istanbul'da kimsen yok mu yav. niye hastanede kalıyorsun ki hala....
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Ödüllü
keremdem | erkek | Ankara | 2006-02-01 Toplam Oy | 0
Bir dönem faks teknik servisinde çalıştım. Telefon geldi ve Balıkesir de bir müşteriye gittik faksı kurdum, ardından adama deneme faksı çekicem deyip şirkete faks çektim. Faks gittikten sonra dayıya "faks gitti" dedim. Dememle birlikte adam hakaret etmeye başladı. "siz adisiniz, kazıkçısınız" falan diye... Dedim "dayı ne oluyor?" Dayı faks çektiğim evrağı alarak "İŞTE KAĞIT BURDA GİTMEDİ" demez mi. Koptum dumurlar içinde yere yığılmışım. Ondan sonrasını hatırlamıyorum. Adam aşmış kendini ne diyeyim:)
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
nomeames | erkek | İstanbul | 2006-02-01 Toplam Oy | 0
Olay 2000 Y.T.Ü Edebiyat dersinde geçiyor.
O gün dersin konusu şiirdi. Hocamız sınıfa aranızda şiir bilen varmı? okumak isteyen var mı diye sormuştu, okumak isteyenler tek tek parmak kaldırıp şiirlerini okuyordu. Bizin kanka grubundan E.Y. parmak kaldırdı ve şiiri okuyama başladı, şiir şu idi.

"Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.

Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.

Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.

Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.

Salınarak giderken arkandan ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.

Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.

Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarıda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.

Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.

Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.

Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam."

Arkadaş buna başlayınca sınıfta olanları siz düşünün :)) ve işin ilgici hocanın bu şiire hiç tepki vermemesiydi. :) Bunu okuyan E.Y. ise hem okurken utanıyor hemde devam ediyordu. İnsan bu kadar fırlama olur mu ya? :))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
1 2 3 4 5 6 7 8 9 10
Adamın biri, bir gün ağacın altında namaz kılıyormuş. Ağaçta bulunan başka biri de onu izliyormuş. Namazını bitiren adam daha sonra namazının kabul olması için Allah'a dua etmeye başlamış. - "Allahım sen namazımı kabul et." Ağaçtaki adam: - "Etmem", diye cevap vermiş. Adam şaşırmış. Tekrarlamış: - "Allahım sen kıldığım namazı kabul et." - "Etmem." Adamın şaşkınlığı iyice artmış. Yine: - "Allahım sen namazımı kabul et", demiş. Ağaçtaki adam tekrar: - "Etmem", deyince adam sinirlenmiş. - "Etmezsen etme. Zaten abdestsiz kılmıştım."
Arkadaşına Gönder
Komik Videolar | En Komik Hikayeler | Son Eklenen Hikayeler | Ti' ler | Fıkralar | Üye Ol | Kurallar |İletişim
Ranking-Hits
38.103.63.61.214.0.031