|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
benkumru | kadın
| İstanbul | 2006-12-05 |
|
|
|
|
|
12 Eylül Döneminde Ali Baransel sadece TRT'nin değil, tüm basın yayından sorumlu olarak atanır. Bir gün gazetelerden birinde bir fıkra yayınlanır.
Kenan Evren bu fıkrayı görünce çılgına döner. Fıkra Şöyledir;
Güney Amerika'da bir uzmana sormuşlar; darbe yapmak mı daha kolaydır, yoksa hıyar turşusu yapmak mı?
Uzman, soruyu cevaplamış; darbe yapmak daha kolaydır. Çünkü hıyar turşusu yapmak için aynı boy taze hıyarları seçeceksin, onları uygun kıvamda tuz, limon, sirkeli suyun içinde uygun süre bekleteceksin, vs, vs, oldukça uzun iş. Ama darbe yapmak için üç hıyarı yan yana getirmek yeterlidir.
Kenan Evren bu fıkrayı okuyunca derhal Ali Baransel'i çağırır, başlar kızmaya; bu ne rezalat, böyle bir saçmalığın yayınlanmasına nasıl izin verirsin, neden kontrol etmiyorsun.....
Ali Baransel ne olduğunu anlamak için gazetedeki fıkraya bir göz atar ve;
"Sayın paşam, boşuna üzülüyorsunuz, bakın burada üç hıyar diyor, beş hıyar demiyor ki"
Bunun üzerine Kenan Evren gazeteyi alıp fıkraya tekrar bakınca hak verir;
"Evet ya, doğru diyorsun, bir an farkedememişim" |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
benkumru | kadın
| İstanbul | 2006-12-05 |
|
|
|
|
|
Delikanlı sevgilisini akşam eve bırakır. Evin önünde ·masum bir fısıltıdan sonra bir elini duvara dayayarak :
- Beni bir öper misin?
kız:
- "Deli misin evin önünde annemler görür" der.
Erkek:
"Ne olacak canım bu saatte kim görecek, ne olur seni çok seviyorum...
Kız:
- "Ben de seni ama olmaz..."
Erkek çok ateşli tabi devamlı ısrar eder. Bir ara aniden merdivenlerin ışığı yanar ve kızın küçük kız kardeşi belirir.
Küçük kız:
- "Babam diyor ki öpecekse öpsün, öptürecekse öptürsün yoksa kendisi gelecek öpecekmiş ayrıca o hayvan oğlu hayvana da söyle elini Diyafon düğmesinden çeksin dedi'' |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
admin | erkek
| İstanbul | 2006-11-22 |
|
|
|
|
|
Bir kasabaya sirk gelmiş. Sirkin geldiği gün aslan terbiyecisi istifa etmiş ve gitmiş. Patron panik halinde "hemen yerel gazeteye ilan verin acele bir aslan terbiyecisi bulalım" demiş.
İlan vermişler, iki kişi gelmiş. Biri uzun boylu, sarışın bir fıstık ,diğeri Temel, kel kafalı, kiısa boylu ve şişman.
Patron, "ikiniz de aslan terbiyecisi misiniz?" diye sormuş,"evet" demişler. Kıza, "önce sen gir bakalım kafese" demiş.
Kız girmiş, arkasından kafesi kilitlemişler. Baba aslan kıza bakmış, ağur ağır yaklaşmaya baslamış kız birden önünü açmış, çırılçıplak.
Baba aslan önce afallamış, sonra kıza yaklaşmış ve ayak ucundan başlayarak yukarıya kadar yalamış. Sonra, gevsemiş ve sakin, mutlu bir şekilde kızın ayaklarının dibine yatmış.
Patron dönmüş Temel'e, Sen de aynı şekilde yapabilir misin?"
Temel, "Yaparım ama önce aslanı kenara çekin"..!. demiş. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
nomeames | erkek
| İstanbul | 2006-11-18 |
|
|
|
|
|
Küçük çocuk sinemada porno film seyrederken birden yerinden kalktı ve kapıya yöneldi. Çocuğu gören yer gösterici yolunu keserek sordu,
- Hayrola oğlum, daha film bitmedi ki...
Çocuk korku içerisinde cevap verdi :
- Olsun. Annem bana kötü birsey yaparsam taş kesileceğimi söylemişti. Sertlesmeye başladım bile... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
nomeames | erkek
| İstanbul | 2006-10-19 |
|
|
|
|
|
Temel tarlada çalışırken çişi gelmiş, çıkarmış oraya çişini yaparken başlamış bağırmaya "Uyy yandum!..". Fadime koşmuş yanına
-"Ula ne oldi?"
Temel:
-"Ari sokti çükümi daa."
Hemen kasabaya doktora giderler. Doktor Temel'in aletini eline alır evire çevire incelerken Fadimede yandan onlara bakmaktadir.
Fatime doktorun kulağina eğilir ve derki:
-"Toktor bey acısını al ama şişluk kalsun." |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
gripin | erkek
| Tekirdağ | 2006-10-11 |
|
|
|
|
|
Amerika'da bir süpermarkette, müşteri yarım kivi satın almak istiyor.
Tezgahtar bunun mümkün olmadığını söylüyor.
Kavga çıkıyor. Tezgahtar koşa koşa müdüre çıkıyor: "
"Efendim, hayvanın biri yarım kivi almak istiyor" der demez şöyle bir arkasına dönünce ne görsün,
Müşteri arkasından gelmiş, ensesinde duruyor...
Tezgahtar hemen müşteriyi işaret ediyor:
" Bu beyefendi de diğer yarısını almak istiyor, efendim..."
Müdür durumu anlıyor, adama yarım kiviyi mecburen gönderiyorlar.
Müdür bir saat sonra tezgahtarı çağırtıyor:
"Tebrik ederim, çok zeki davrandın, iyi idare ettin. Nerelisin sen?
" Brezilyalıyım efendim..."
"Amerika'ya niye geldin?"
"Brezilya cazip bir yer değil efendim, orada insanlar ya orospu, yada futbolcu..."
"Biliyor musun benim karım da Brezilyali..."
"Yaa öyle mi, acaba karınız hangi takımda futbol oynuyor ? |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
nomeames | erkek
| İstanbul | 2006-10-10 |
|
|
|
|
|
Karadenizliler, bir konferans düzenlerler.
Bu konferansa konuşmaci olarak unlu bir Amerikali bilim adami da davet edilir.
Amerikali konuk, bir hafta erken gelir, hem tatil yapar hem de Türkleri yakindan tanima firsati bulur, halkla kaynaşir, kendini sevdirir.
Karadenizliler ile Amerikali bilim adami hemen her konuda anlaşirlar, uyum içinde konferans biter.
Ayrilik günü gelir, Karadenizlileri alir bir düşünce. Biz bu değerli bilim adamina nasil teşekkür edelim?
Aralarinda toplanirlar, başkan konunun önemini vurgulamak için der ki:
"Biz bu Turk dostu, değerli bilim adamina nasil bir hediye alalim ki bizi unutmasin?
Hem kullanişli birşey olsun, hem her eline aldiğinda bizi hatirlasin?"
Salonda kisa bir sessizlik olur, arka siralardan Temel elini kaldirir:
''Sünnet ettirelim..!" |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
ecemnaz25 | kadın
| Erzurum | 2006-08-03 |
|
|
|
|
|
Karacı'ların komutanı bir asker çağırmış.
Asker -
"Emret komutanım" diyerek yanına gitmiş. Komutanı
Yere yatmasını istemiş.
Daha sonra da bir tankla askerin üzerinden geçmesi için emir vermiş asker kılını bile kıpırdatmadan yattığı yerde beklemiş ve malumunuz ezilmiş.
Komutan diğerlerine dönerek
<<<<<<"İşte cesaret" demiş. >>>>>>
Havacı'ların komutanı bir asker çağırmış.
Asker yine;
"Emret komutanım" diyerek komutanının yanına gitmiş.
Komutanı helikoptere binmesini emretmiş.
Asker helikoptere binmiş ve havalanmış daha sonra Komutani askere aşağıya paraşütsüz atlamasını emretmiş.
Asker de Emre itaat etmiş ve atlamış. Yere çakılmış ve can vermiş. Komutan da digeri gibi dönerek :
>>>>>>>>"İşte cesaret" demiş.<<<<<<<<<
Sıra gelmiş Denizci'lerin komutanına. Komutan askerini
çağırmış. Asker çakı gibi hazırola geçmiş ve;
"Emret komutanım" demiş.
Komutan : "Derhal denize atla ve 30 dakika yüzeye çıkma" demiş.
Asker : "hadi ordan lan gö...... yiyosa sen
atla!" demiş. Komutan,diğer komutanlara dönerek :
> >> > >>>>>>"İşte asıl cesaret budur" <<<<<<<<<<<
demiş... |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
admin | erkek
| İstanbul | 2006-05-23 |
|
|
|
|
|
Bir lunaparkın 2 kafadar gece bekçisi, park kapandıktan sonra dönen salıncaklara binmeye karar vermişler. Yönetici kabinine girmişler, aleti çalıştırmışlar. Makinenin ısınması için 1 dakika kadar süre gerekiyor tabii. Salıncaklara bir güzel kurulmuşlar. 1 dakikalık süre geçmiş, alet çalışmaya başlamış. Ama 2 kafadar, seans süresini ayarlamayı unutunca bütün gece kusarak ölmüş |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
 |
admin | erkek
| İstanbul | 2006-05-23 |
|
|
|
|
|
Bir fil bakıcısı filin temizliği ile ilgilenirken filin posasının altında kalıp can vermiş. |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
Bir gün gazetenin burç sayfasına bakıyorum. Yükselen burcumu bilmiyorum. Ana nası yaa hemen gidim öğreneyim dedim.
Başvuru makamı: anne
ben: anne ben ne zaman doğdum?
annem: ne zaman? ???????
ben dağıldım direk... 10 dakka sona annem geldi. 'ee sen ne zaman doğdum diyince, insanın aklına neler gelioo?, adam gibi sorsana şunu'
muhahahaaa |
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|
|