Ana Sayfam YapSık Kullanılanlara EkleÜyelik Başvurusu YapŞifremi UnuttumKurallar
Sn. Ziyaretçi Hoş Geldiniz.
billur
köstebek
timsah
nomeames
taylan
%94
%3
%1
%1
%0
3779 Oy
103 Oy
60 Oy
23 Oy
19 Oy
Cem YILMAZ
Ata DEMİREL
Beyazıt ÖZTÜRK
Şahan GÖKBAKAR
En Başarılı Komedyen Sizce Kim?
Kasım 2006, Kontör Kazanan Üyelerimizi Görmek İçin TIKLAYIN!
Aralık 2006 Yarışmamız 5 Aralıkta Başlayacaktır. Bknz. Kurallar!
Ev
taylan | kadın | Eskişehir | 2006-11-03 Toplam Oy | 19
iyi günler dileğiyle
Dün gece benim minik bebeğim ağlayarak uyandı onun için uyandığımda eşimin televizyon seyrederken uyuyakaldığını farkettim ve onu yerine yatması için uyandırdım. Ben de mutfağa mama hazırlamak için geçtim. Eşim yerinden kaktı yatağımıza geldi, yatağın başında bir süre dikildi ve benim yanıma gelerek S. nerde dedi. Ben de şaşırdım ve buradayım ya dedim. tabii bu duruma bütün gece güldüm.
( Bu arada benim adım S.)
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
şaşkın | kadın | Bitlis | 2006-08-07 Toplam Oy | 0
Bir gün arkadaşlarla okey oyunu almaya karar verdik. Tabii kurban olarak ben seçildim.Küçük kardeşlerimle beraber kırtasiyeye gittim. Oradaki görevli beye acaba okey var mi diye sordum.Adam şaşırdı ama ben niye şaşırdığını pek anlamadım.Adam önce beni baştan aşağı süzdü.Sonra kim için istiyorsun diye sordu.Ben de kendim için dedim. Adam da bana ters ters bakarak eczane az ilerde dedi.Meğer yanlış anlamış ben okey deyince.O an yerin dibine girebilirdim.Bu arada adamın niye şaşırdığını da anlamış oldum.Arkadaşlara olanları anlattım koptular.O günden sonra bana bakış açıları değişti.
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
ecemnaz25 | kadın | Erzurum | 2006-08-03 Toplam Oy | 0
Bu hikaye kuru fasulyeye bayılan bir adamın Hikayesi. Fakat bu aşırı düşkünlük her zaman onu utandıracak etkisini gösteriyormus. Birgün bir kıza aşık olmuş. Evlenmeleri kesinleştiğinde "karım benim bu halime katlanamaz" deyip fasulye yemekten vazgeçmiş. Evlendikten bir kaç ay sonra işten eve gelirken yolda arabası arızalanmış.
Kasabada yaşadıkları için evi arayıp yürümek zorunda olduğunu ve geç elebileceğini söyleyip telefonu kapatmış. Yolun üzerinde bulunan bir cafe'nin yanından geçerken fırında fasulye kokusu etrafını sarmış. Yolunun uzun olduğnu ve fasulye yese bile etkisinin eve varıncaya kadar geçeceğini düşünmüş. İçeri girmiş cıkana kadar üc büyük porsiyon yemiş. Tüm yol boyunca "pit-put" ata ata eve gelmiş. Karısı onu kapıda karşılamış ve heyecanla "sevgilim sana akşam yemeğine en güzel sürprizi hazırladım" demiş ve gözlerini bağlamış. Adamı masanın başına oturtup bandı açmaması için söz almış. Bu sırada adam içinden bir tane daha geldiğini farketmiş. Tam karısı gözündeki bandı çıkaracakmış ki
telefon çalmış. Kadın gidip telefona bakmış. Karısı gittiği icin adam firsat bu firsat deyip ağırlığını bir bacağına verip salmış. Sadece gürültülü çıktığı ile kalmamış, bozuk yumurta gibi de kokmuş . Adam bir süre nefes alma zorluğu çekmiş ve rafındaki havayı dağıtmak için peçeteyi kullanmış.
Tam rahatladım derken yeni bir tane daha gelmiş. Ayağını kaldırıp "rriiiipppp" diye salmış. Bu seferki hakikaten kocaman bir şeymiş. Camlar zıngırdayıp, masadaki abaklar yerinden oynamış ve bir dakika sonra masadaki çiçekler solmuş. Karısının hala telefonla konuşup konuşmadığına kulak kabartmış ve söz verdiği üzere gözündeki bandı çıkarmamış. Neyse ki karısı konuşmaya devam ediyormuş. Adam on dakika boyunca hep böyle salıp peçeteyle kokuyu uzaklaştırmış. Telefondaki "bye-bye" lardan konuşmanın bitmeye yakın olduğunu anlayınca (yalnızlığının ve özgürlüğünün sonunu işaret eden) peçeteyi düzgün bir şekilde dürüp kucağına bırakmış ve ellerini üzerine koymuş. Karısı geri döndüğünde tam bir masumiyet tablosu çizip memnun bir şekilde gülümsüyormuş. Karısı uzun konuşmadan ötürü özür dilemiş ve gözündeki bandı açıp açmadığını sormuş. Açmadığına dair söz alınca "sürpriz" diye haykırmış.
Adam dehşetle doğum günü partisi için masanın etrafina oturmuş olan on iki kişiyi görmüş...:))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
yucana151 | kadın | İstanbul | 2006-04-05 Toplam Oy | 0
Annem birkaç gündür rahatsız..Ve ilaç kullanıyo. Yanında doktor bey amca gargara da vermiş:) Bir gece yatağıma yattım, arkamı döndüm. Uyumam lazım ertesi gün staj:( Oda da kardeşim ve yeğenimde var. Ve birden o ses gargara sesi:) Arkama bakamıyorum korkudan çünkü tahmin edemiyorum annem olduğunu. Allah'ım kardeşim mi kusuyo? Yeğenimin karnımı gurulduyo? Arkama bakmam çok güç oldu dayanamadım ve noluyo yaaa dedim. Tabi bu sırada annemin o ilaçlı suyu yutmasıyla benim sinirden kahkaha atmam bi başkaydı:))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
nomeames | erkek | İstanbul | 2006-03-25 Toplam Oy | 0
Annemle evde geçen diyaloglarımızı duysanız koparsınız.
Düşünün ki banyodan çıkmışınız, havluyu sarmışınız belinize odanıza gidiyorsunuz.Anneniz sizi görüyor ve şunu soruyor size.
"Oğlum banyo mu yaptın?"
Benim Tepkim,
"Yok anne canım sıkıldı havlu ile dolaşıyorum evde" :))
Ya da tuvalettesiniz, mecburi ihtiyaçlarınızı görüyorsunuz :), ve kapı çalınır.
"Oğlum ne yapıyorsun içeride?"
Benim Tepkim,
"Anne burası tuvalet hayal gücünü kullan" :)
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
senarist | erkek | Hatay | 2006-03-13 Toplam Oy | 0
Arkadaşlar evde oturuyorum. Birden annem bağırdı tv bozuldu diye gittim yanına ne oldu dedim. O da bana tv bozulduğunu çekmedigini tv tamircisi çağırmamızın gerektigini söyledi. İşte o anda ne olduysa oldu ve engel olamadığım erkeklik duygularım çoştu birden ben yaparım dedim anneme. Annem hadi ordan sen ne anlarsın dedi. Bende onu tek elimle kenara ittim ve izle dedim. Kumandayla uğraştım felan ayarlara baktım olmuyor. Tabi annem gülüyor bana. Sonra çatıdaki anten aklıma geldi birden bire. Anneme döndüm dedim herhalde anten rüzgardan döndü bir düzelteyim dedim. Annem hayır dedi çok rüzgar var çıkma çatıya hem daha antende yeni baban aldı dedi ama ben dinlemedim tabi bu tv yapacaktım illlada. Çatıya çıktım bizim bina 10 katlı bizim antende çatıda uçda güneş enerjisinin üstünde. Şimdi geri dönsek bütün karizma dağılacagından dolayı ben cesaretimi topladım vee güneş enerjisinin üstüne çıktım arkadaşlar. Önce antene baktım birşey yok ama dur dedim bir yerini degiştireyim. Ama çatıda bu arada feci bir rüzgar var. 2 vidayı söktüm birtane yukarıda kaldı yetişemiyorum oraya zıpladım felan zorla biraz gevşettim birden zıplarken rüzgardan dengem bozuldu. Tam aşşağıya düşecekken anten kaplosuyla kendimi diğer tarafa attım. Bu arada benim gücünle antem yerinden çıktı ve bir uçurtma gibi gözlerimin önünden kayboldu ve aşşağıya uçtu uçarkende boşta kalan kablosu uç daki kremitlere deydi ve aşşagıya 3 adet kremit düştü.aşşagıdan çok kötü bir ses geldi.bir baktım bizim halil(ayı gibi heriftir bu arada halil abi bir vurdugu 2 ay ayaga kalkamaz) abinin 2002 model astra sının ön tamponu felan perişan halde.
Aha dedim ali dakikaların sayılı yedin b... bu sefer dedim. O sırada aşşagıya bir baktım halil abi ve 2 adam koşa koşa yukarı geliyor. Dedim yukarıdan düşmüş numarası yapayım. Belki acırlar sakat bırakmazlar beni diye düşündüm. İşte bunlar yukarı geldi. Bana bağırdı çağırdı felan allah cezanı vermiş zaten dedi sana ne yapayım baksana yerdesin dedi. Bende saol abi felan dedim işte bunlar aşşagıya arabaya bakıyorlardı. Dedim ben aradan tüyeyim. Birden ayağa kalktım ve yüz üstü yere yapıştım. Ayaklarım anten kablolarına iyice karışmış ben şaşkınlıktan görmedim. Halil abi döndü bana baktı bu eşşek gibi bir şeyi yok dedi. Hemde kaçmaya çalışyor birde dedi. Sonra beni ayağa kaldırdı 2 adam baktım bunlar beni dövecek. Halila abi tam vuracaktı komşular yetişti valla yoksa tek gidiş biletim kesiliyordu valla. Arkadaşlar size bir tavsiye her işin bir profesyoneli var onlara bırakın onlar yapsın bilmediginiz işlere karışmayın. Ha bu arada ben kurtuldum zannettemeyin yarından itibaren babamın ceza usulü olan site bahçesini 1 hafta temizleyecem yani anlayacagınız ne karizma kalacak ne de bir şey b... yedim ben....
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
senarist | erkek | Hatay | 2006-03-13 Toplam Oy | 0
Evet annem annanemin hastalanması sonucu ona bakmak için yanına gitti. Orada 1 gün kalacaktı tabi babamla bir gün evde yalnızdık. Bekarlık sultanlık

olacaktı. İşte bir günümüz :)

Sabah babam 6 da uyandırdı beni daha kargalar b... yemeden fırına ekmek almaya yolladı. Fırına gittigimde fırıncının göz çapakları daha duruyordu.

-ekmek varmı usta
-saat kaç
-6:05 abi
-oğlum manyakmısınız bu saatte ne ekmeyi bekle yada 40 dk sonra gel
-neyse 40 dk sonra görüşürüz

Fırından çıkıp eve gittim babam bari oğlum çayı demleyelim sofrayı kuralım dedi. Bende annem var gibi o rahatlıkla:

-sen kur baba hazır olunca ben çağır
-it oğlu it gel lan buraya birlikte hazırlayacaz
-sen çayı demle hadi
-tamam ya üfffffff bu arada çay nerde baba ( sanki kaşıkçı elması annem allah bilir nereye koydu)
-oğlum nasıl adamsın ya insan evinde çayın yerini bilmezmi
-bulamadım baba
-çekil kenara çekil becereksiz aha dolapda olması gerek

Babam dolaba ve mutfağın her yerine baktı sonuç çayı bulamadık. Yapılacak iş çok basit babamın ağzından dökülen laflar.

-yuh be bu kadın çayı nereye sakladı ya
-arayıp soralım baba
-oğlum salakmısın rezil oluruz bi çayı bulamadık diye
-ne yapacaz çay içmeyecez mi
-cebimden git para al sayılı ha 10 milyondan fazla alma
-tamam baba bana olan güvenin gözlerimi yaşarttı
-sus hemen çayı al gel su kaynadı

Ben işte dışarı çıktım acele adımlarla önce ekmekleri sonra çayı alıp geldim çay demlendi sabah mönümüz babamın spesyeli: tavayla aynı renk bir

yumurta, demsiz çay,kömürleşmiş 2 adet tost, yamuk yumuk dogranıp suyu çıkmış domates parçaları.
Neyse yemekleri yedik sıra sofrayı toplamaya geldi babamdan tık yok yerinde gayet sakin nasıl olsa pazar günü.Bende çaktırmadan sofradan kaçmak

istiyorum. Yoksa sofra bana kalacak babam durumu fark etti

-ali nereye kaçıyon sofrayı toplayacaz daha
-tamam baba ben toplayım sen yıka
-hadi kıvırma sen yıkayacan

Neyse ben bulaşıkları yıkarken babamda sofrayı topluyordu. sonra birden:

-baba bu tava temizlenmiyor iyice yakmışsın sen bunu
-yok oğlum şöyle oluyor teflon tava yapışmaz dedik nasıl yapıştı üretim hatası
-yani tavayı yapanlar suçlu diyorsun
-evet öyle hayrola çıkaramadın yapışanları ver bana beceriksiz herif

Babam tavayı aldı kaşıkla kazıdı evet yapışanlar gitmişti ama tava artık teflon değildi:) babamın görüşleri

-ali al bu tavayı imha et annen görmesin laf eder
-tamam baba ne yapayım
-git aşşğıya büyük çöpe at

Kahvaltı faturamız:) 1 adet tefal tava 2 adet su bardagı ve 1 adet tabak helak ve ziyan olmuştur:)

Neyse etrafı topladık öğlen oldu öğleden sonraya doğru

-baba ben acıktım ya
-bende oğlum ne yesek
-hazır yaptıralım baba
-olmaz yaptırmam içlerine ne koydukları belli değil dönerlerin
-aç mı kalacaz baba
-dur ben makarna yaparım sende salata yap
-baba sen makarna yapmayı biliyormusun
-ne var bunda dünyanın en kolay yemeği

evet bakın bu dünyanın en kolay yemeği bize nelere patladı

1-önce tencere taştı etraf battı
2-tencerenz fazla suyun döktük bu sefer maç izlerken makarna dimine tuttu
3-salata yaparken bendeniz masa örtüsünü kesti ( masa örtüsü ceyizlikten kalmaydı)

sonuç : 1.5 kişilik 2 adet acılı döner sipariş edildi :)

Akşam olmuştu bile gün nasıl geçtigini bilemedik mutfak temizliyorduk. Annemin gelmesine az kalmıştı ve babamın aklına gene bir fikir geldi

-ali annen şimdi aç ve yorgun gelir
-haklısın baba
-bence mantı yapalım
-baba ne mantısı ya
-oğlum hazır mantılardan
-yapabilirmiyiz sence
-yok daha neler tabi yaparız sadece haşlıyacaz yoğurtlayacaz

evet akşam annem geldiginde kahvaltılık yedik yaptığımız mantı çiğ olduğundan dolayı döküldü.

-annem: eee ben yokken neler yaptınız baba oğul
-babam: ne olsun hanım oturduk tembellik yaptık.
-aç bırakmasaydın çocugu bilal
-olur mu ya biz kimseye muhtaç olmadan ali ile yaşıyabiliyormuşuz dimi ali
-evet ya ne demezsin baba

Günlük sonuç minumun ev eşyası telef edildi mutfakta. Yarın annem gene annanemlere gidiyor anneme burdan sesleniyorum.

ANNE BENİ BABAMLA BIRAKMAAAAAA :))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
senarist | erkek | Hatay | 2006-03-13 Toplam Oy | 0
Günlerden Pazar aslında evimizin bir köşesinde duran ve hiçde deger vermediğim önüne giysilerimi yuvarlayıp yıkattığım çamaşır makinemizden özür diliyerek yazıma başlıyorum.
Cuma akşamı çamaşır makinesi bozuldugu zaman annemin telaşla bakan gözleri hiç umrumda degildi. Nasıl olsa o makine benim için hiç bir şey ifade etmiyordu. Taaaa ki o uğursuz Pazar sabahına kadar.
Aslında güzel bir güne başlıyorduk. Cumartesi yağan yağmurun ardından içimizi ısıtan, yüreğimize yaşama sevincini iteleyen o ılık sabahta uyandım. Evde kimseler yoktu. Duman grubundan şarkı açıp yavaş yavaş demlenip kendime geliyordum. Hayattan daha ne isteyebilirdim. Kafam rahat, sakinim. Çayımı yudumluyorum güneşin altında. Koridorda müziğin sesini açmaya giderken o usul kendinden emin tüm hurdalıgı ile duran çamaşır makinesine ayağımı vurdum. Aman allahım nasıl bir acıydı o. Sinirle makineyi tekmeleyip sinirimi aldım. Nasıl olsa bozuk ve bir köşede atılmayı bekliyordu.
Saatler öğleni göstermeye başlamıştı. Artık günün akışına kendimi bırakıp zamanın savruldugu hayatımda dersaneye gitmeli sorumluluklarımı yerine getirmeliydim. Neyse bu kadar felsefi açılımlar ve açıklamalar yeter...
En sevdiğim tişörtümü giyip içimi ısıtan güneş altında yürümek tek hedefimdi o an için. Aha tişörtte orda karşımda gel giy beni der gibi bakıyordu. Ama nerden bileyim tişörtün arkasında kocaman bir is lekesinin olduğunu. Aldım tişörtü çamaşır makinesinin önünden geçerken makinenin kapağı açıldı sonuna kadar. Sanki bana gülüyordu ama ona hiçde ihtiyacım yoktu. Yada bana öle geliyordu. Eskiden çamaşır makinesimi vardı canım. Biraz çamaşır tozu birazda sıcak su... iki çitile çamaşırlığa as kurusun bu kadar... Ellerimi kızartana dek tişörütmü 30dk çitiledim. Ama azmim ve cesaretim çamaşır makinesinin esareti altında kalmamı engelleyecekti. Beyazlarımı Mehmet Ali Erbile gösterebilecek derecede temiz hale getirdim. Gururla tişörtümü balkona astım. Arkamı dönmem le tişörtümün ucması bir oldu. Gözlerimin önünde rüzgardan tişörtüm yola doğru yol alıyordu. Hemen aşşağıya indim. O telaşla üstümde minik ayılı pijamamla yola inmişim. İlk başta Orta okullara rezil oldum. Beni karşılamaya gider gibi gruplar halinde Stadyumdaki maça gidiyorlardı. Aralarında aaa ayılı ağabiye bak felan deyip gülüşüyorlardı. O sırada tişörtü bi grup örgencinin yanı sıra motorlu kurye tepeleyi verdi. Sinirlerim Everest te tırmanya başlıyordu. Sinirle tişörtü aldım yerden.
Eve çıkıp tekrar yıkamaya (çitilemeye) başladım. Yıkadım temizledim. Ama bu sefer işimi şansa bırakmadım. Sobanın önünde kurutmaya başladım her şey yolunda gidiyordu. Biraz yakınlaştırmamla beraber tişörtten dumanlar çıktı. Gözümün önünde tişörtüm helak oldu. Tekrar yıkamaya başladım yanık lekesini çıkartmak için. Herhalde 3. yıkamamda çamaşır tozu yerine yer tozu dökmüşüm. Baya beyazladı. Çitiledikce beyaz bir duman çıktı gözlerim yanmaya başladı. Ama sonunda tişörtü temizledigimi düşünerek sudan çıkardım. Leke kalmamıştı. Makinenin yanından geçerken kapağına bi tekme savurdum sinirimi aldım. Hala makine bana güler gibi bakıyordu. Balkona çıktım tam asacam.Tişörtün ön tarafını görmemle dünyam başıma yıkıldı.Ortasında 2 r Yarı çaplı bir delik vardı Beklide 3 r Yarı çaplıda olabilir.
O sırada annem eve geldi. Tişörtü elimde gördü. Oğlum o Tişörtü neden yıkadın zaten sana küçük geliyordu dedi. Kendimi salak gibi hissettim. Ama o Pazar günü bana evimizin en değerli bireyinin gizli kahramanının hiç kendini belli etmeyen insan huzuru ve rahatlığı için mücadele eden çamaşır makineleri olduğunu anladım. Tüm çamaşır makinesi camiasından gereksiz tutumlarım nedeniyle özür diliyorum. Saygılarımla…..
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
cornelia | kadın | İzmir | 2006-02-27 Toplam Oy | 0
Bir hafta sonu bizimkiler (ailem) misafirliğe gitti, kardeşimse futbol antremanına...Eh tabi doğal olarak benim canım sıkılıyor evde yalnız başıma...Ne yapsam ne yapsam diye düşünürken gözüme kardeşimin günlüğü ilişti...
Öyle güzel de ortada bırakmiş ki!!! Sonra şeytana uydum ve aldım elime.. O ise ilk sayfada açan kişiyi vazgeçirmek için ne diller dökmüş ne diller...'yok bunu okuyan saygısızdır da, yok bunu okumamak için iradene sahip ol da' falan filan iste. Ben kendi kendimin ne kadar saygısız olduğumu düşünerek, basladım ilk sayfadan okumaya. Biraz okudum, bişi yok.
Sonra kardeşim günlüğüne diyor ki: sana bişi itiraf edicem. Ne itiraf etçek diye merakla okurken şoka girdim. Meğerse o da gizli gizli benim günlüğümü okuyormus:)))))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
lucifer | kadın | İstanbul | 2006-02-12 Toplam Oy | 0
Kardeşim siteye hikaye yazarken tepemde dikiliyodu. aha naapıyorsun falan derken. Benim hikayenin altındaki bölümde yazan hatırlatmaları okudu:
hatırlatma:Her üye, yazdıkları hikayelerin onay sürecinden geçtikten sonra Comisoon' da yayınlanacağını veya onaylanmaz ise yayınlanmıyacağını kabul eder.
Abla sen şimdi yazdığın her hikaye için komisyon mu alcaksın?
ee iyiymiş dedi...
ne diyceemi şaşırdım:)))
Arkadaşına Gönder Yorum Yaz Yorum Oku Oy Ver
1 2
Temel trene binmiş, Kontrol gelmiş, biletinin İstanbul'a olduğunu, trenin Ankara'ya gittiğini söylemiş. Temel kendinden emin:
- Peçi maçinist yanlış istikamete cittiğini piliy mi?
Arkadaşına Gönder
Komik Videolar | En Komik Hikayeler | Son Eklenen Hikayeler | Ti' ler | Fıkralar | Üye Ol | Kurallar |İletişim
Ranking-Hits
38.103.63.16.214.0.063