|
Olay 2000 Y.T.Ü Edebiyat dersinde geçiyor.
O gün dersin konusu şiirdi. Hocamız sınıfa aranızda şiir bilen varmı? okumak isteyen var mı diye sormuştu, okumak isteyenler tek tek parmak kaldırıp şiirlerini okuyordu. Bizin kanka grubundan E.Y. parmak kaldırdı ve şiiri okuyama başladı, şiir şu idi.
"Azm-u hamam edelim, sürtüştürem ben sana,
Kese ile sabunu, rahat etsin cism-u can.
Lal-u şarap içurem ve ıslatıp geçirem,
Parmağına yüzüğü, hatem-i zer drahsan.
Eğil eğil sokayım, iki tutam az mıdır?
Lale ile sümbülü kakülüne nevcivan.
Diz çökerek önüne ılık ılık akıtam,
Bir gümüş ibrik ile destine ab-ı revan.
Salınarak giderken arkandan ben sokayım,
Ard eteğin beline, olmasın çamur aman.
Kulaklarından tutam, dibine kadar sokam,
Sahtiyenden çizmeyi, olasın yola revan.
Öyle bir sokayım ki, kalmasın dışarıda hiç,
Düşmanın bağrına, hançerimi nagehan.
Eğer arzu edersen, ben ağzına vereyim,
Yeter ki sen kulundan lokum iste her zaman.
Herkese vermektesin, bir de bana versene,
Avuç avuç altını, olsun kulun şaduman.
Sen her zaman gelesin, ben Vehbi'ye veresin,
Esselamun aleyküm ve aleykümesselam."
Arkadaş buna başlayınca sınıfta olanları siz düşünün :)) ve işin ilgici hocanın bu şiire hiç tepki vermemesiydi. :) Bunu okuyan E.Y. ise hem okurken utanıyor hemde devam ediyordu. İnsan bu kadar fırlama olur mu ya? :)) |
|