|
Fransa'da iki fahişe yol ortasında kapışmışlar. Sarışın olanı, "erkek aletin en iyisi ince ve uzun olanıdır" diyormuş ama esmer olanı ise aletin en iyisinin kısa ve kalın olduğunda ısrar ediyormuş. Sonunda mahkemelik olmuşlar. Hakim her ikisine de "hangisinin en iyi olduğunu" sormuş. Fakat fahişelerin ikisi de sözlerinin arkasında durup inat etmişler. Hakim bakmış ki olacak gibi değil, işin içinden kendisi de çıkamamış ve mahkemeyi bir ay ertelemiş. Günler ilerlemiş ama hakim bir
türlü en doğrusunun ne olduğu konusunda karar verememiş. Sonunda son çare olarak karısına açılmış mahkemelik olan iki fahişeyi anlatmış ve en doğrusunun ne olduğu konusunda karısına fikrini sormuş. Karısı hiç düşünmeden cevap vermiş:
- "Bundan kolay ne var ki! Ne uzun ince olanı, ne de kalın kısa olanı, en makbul olanı en çok içinde kalıp en geç boşalanıdır" demiş. Hakim bu cevabı alınca ertesi gün mahkemeye rahat bir şekilde çıkmış. Her iki
fahişeye de son defa sormuş. Bakmış ki her iki fahişe de "benim dediğim
doğru" diyor. Bunun üzerine hakim:
- "Karar" demiş. Herkes ayağa kalkmış ve hakim kararını açıklamış:
- "Her iki kadının dedikleri de yanlıştır. Ne uzun ince olanı, ne de kalın kısa olanı, en makbul olanı en çok içinde kalıp, en geç boşalanıdır " demiş ve mahkeme düşmüş. Bu arada esmer olan fahişe ayağa kalkmış ve hakime dönerek şöyle demiş:
- "Bunca yıldır orospuluk yaparım, bundan daha doğru bir laf duymadım.
Bu lafı söyleyen en büyük orospudur." |
|